GÜL

GÜL

 

Beyaz gülleri hep çok sevmişimdir.

Bana masumiyeti, asilliği, güzelliği anımsatırlar. Naiftir beyaz güller, zariftir ama bir o kadar da gururludurlar.

Aslına bakarsanız şu hayatta geriye dönüp baktığımda çok güzel anılarım var benim; beyaz güllerin yapraklarına sığdırdığım, o yapraklarda muhafaza ettiğim, her dem taptaze kalan ANI-lar…

Peki, beyaz güller nasıl çiçek açıyor diye soracak olursanız bana, size ‘’YAZARAK’’ derim.

Ben yazdıkça çiçek açıyor beyaz güllerim, her bir yaprağımda benden bir parça oluyor, içimden gelen KALEM’ime düşen bir parça…

Bazen yapraklarımda mutluluklar, umutlar ya da hayaller oluyor; sıcaklığını içimin en derinlerinde hissettiğim…

Bazen de bu yapraklarda mutsuzluklar, umutsuzluklar, hayal kırıkları ve acılar oluyor; kalbimin kırıklarını en derinlerinde hissettiğim…

Sonra ben yine iç dünyama dönüyorum, kendimle olan yolculuğum başlıyor, bakıyorum beyaz gülüme; bütün yapraklar bir ahenk içinde, umutlarım da umutsuzluklarım da her bir yaprağında kol kola geziyorlar.

Haa diyorum HAYAT bu işte, her duyguyu tatman gerekir, mutluluk da olmalı hüzün de hayat denen bu yolculukta.. 

Ama diyorum kendime; sen beyaz gülünü her dem taze tut, hep umutla mutlulukla gülümsesin sana.

Sevgili OKUR belki senin için çok süslü cümleler kuramam, edebi olarak seni tatmin de edemem ama; ben çıktığım bu hayat yolculuğunda iç dünyamın kapısını her araladığımda açan beyaz güllerimden bir kesit sunmak isterim sana, beyaz güllerimi sen de gör isterim.

Hallerin, duyguların birbirine sirayet ettiği şu dünyada sana halimi açmak isterim.

Eğer sen de benim KALEM’imi dinleyip hayat yolculuğuma eşlik etmek istersen en yakın zamanda görüşmek DUA’sı ile, ALLAH’a emanet ol!  

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir